Kusursuz Bir Cilt Görüntüsünün Temelinde Sağlıklı Beslenme Var!
Söz konusu güzellik olunca akla ilk gelen şey sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt olur. The Economist’te yayınlanan özel bir rapora göre, dünya çapında güzellik ürünlerine yılda milyarlar dolar harcanıyor.
İnsanlar harika görünmek ve genç kalmak için çok para harcamaya hazır. Ancak kremler, iksirler ve losyonlar bir yere kadar etkili olabilir. Kötü yaşam tarzı seçimlerinin cilt sağlığı üzerinde yaratabileceği uzun vadeli sonuçları tersine çevirebilmeyi tek başına yapabilen hiçbir ürün yoktur.
Besinlerin, vitaminlerin ve minerallerin cilt sağlığı üzerinde etkili olduğunu unutmayalım. Örneğin, ciddi bir protein ve kalori eksikliği olan kwashiorkor hastalığında özellikle çocuklarda cilt lezyonları ve açık saç rengi görünür. Niasinin eksikliğinin neden olduğu Pellagra deri pullanması ve dermatite yol açar. Diğer B vitamini eksiklikleri deri döküntülerine veya ağız köşelerinde çatlaklara neden olabilir.
Müdahalelerin ve uygun diyet takviyelerinin akne ve kırışıklıkları azaltma, cilt kuruluğunu yönetme ve saç ve tırnakları güçlendirme üzerindeki etkileri bilinmektedir.
Akne ve Diyet
Akne, yüz, sırt veya göğüste püstül oluşumuna yol açan yaygın bir cilt durumudur. Akneyi azaltmaya yardımcı olan diyet müdahaleleri, sebum üretimini kontrol etmeye yardımcı olur. Genellikle çikolata yemenin sivilceye neden olduğuna dair düşünceler var. Süt ürünlerinin sebum üretimini artıran seks hormonlarını artırabileceğine ve akne artışına yol açabileceği bilinmekte.
Akne yönetimi için diyet önerileri, genellikle şeker veya rafine karbonhidrat bakımından yüksek ve besin içeriği düşük olan yüksek glisemik besinlerin alımını azaltmaya yöneliktir. Yüksek glisemik indeksli besinlerden beyaz ekmek, patates, kuru üzüm, beyaz pirinç, şekerli içecekler ve pekmez örnek verilebilir. Süt alımını ortadan kaldırmak veya azaltmak için de değerlendirmeler yapılabilir. Ancak yeterli kalsiyum alımı bu durumda bir sorun haline gelmemesi için bu konuda büyüme çağlarında olan çocuklarda dikkatli olmak gerekir.
Birçok besin takviyesi ve şifalı bitki de akne tedavisinde etkili olabilir. Prebiyotikler ve probiyotikler, cildin doğal mikrobiyal dengesini korumaya yardımcı olmak için geleneksel antibiyotik tedavisine olası bir alternatif olarak kullanılabilir. Probiyotikler akne tedavisinde umut vaat ediyor. Ancak spesifik mikrobiyal suşlar ve dozajların tanımlanması gerekir.
Popüler bir Orta Doğu baharatı olan zerdeçalın antibakteriyel ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. Zerdeçaldaki aktif bileşen, kurkumindir. DNA ve hücre zarlarına zarar verebilecek serbest radikalleri temizleyerek inflamasyonu azaltmaya neden olur. Kurkumin kan dolaşımında zayıf bir şekilde emildiğinden, önerilen kurkumin dozu günde üç kez 400 ila 600 mg’dır. Taze zerdeçal da benzer bir anti-inflamatuar fayda için yemek pişirirken baharat olarak eklenebilir.
Cilt Kuruluğu ve Matlığı
Cilt kuruluğu, hücrelerdeki yetersiz hidrasyon ile ilişkilidir. Susuzluk pul pul, kuru, donuk görünen bir cilde yol açabilir, ancak daha fazla su içmek her zaman kuru cildi tek başına iyileştirmeye yardımcı olmaz. Kuru cilde yol açabilecek diğer faktörler arasında kuru kış havası; bazı sabunların kullanımı; ve aşırı güneşe maruz kalma sayılabilir.
Cilt kuruluğunda altta yatan nedenler önce tedavi edilip, diyet desteğiyle tedavi iyileştirilebilir. Cilt hücrelerinin nemli kalması için, hücrelerin suyu tutmaya yardımcı olacak uygun yağ asitleri türlerini içermesi gerekir. Özellikle linolenik ve linoleik asit yağların diyette bulundurulması şart. Bazı çoklu doymamış yağlar, cildin nemli tutmasına yardımcı olarak büyük önem taşırlar. Çoklu doymamış yağ asitlerinin derideki ana rolleri, hücre duvarlarında akışkanlığı ve esnekliği korumanın yanı sıra hidrasyona yardımcı olan hücreler arası lipidlerin sentezine yardımcı olmaktır.
Ciltte hidrasyon seviyelerinin korunmasına yardımcı olan diğer besinler de tanımlanmıştır. Örneğin A vitamini, cildi nemlendirici etki göstererek elastikiyetini arttırır.
Yaşlanma
Biyolojik çekicilik, cildin genç görünümüne dayanır; bu nedenle daha genç görünmek isteyenler cildinin yaşlanmasını engelleyebilirler. Çevresel kirleticiler, sigara, diyet ve stres gibi çeşitli faktörler cildin yaşlanmasını şiddetlendirebilir. Yaşlı bir cildin iki yaygın özelliği; kırışık cilt ve kaybolmuş cilt elastikiyetidir.
Yaşlanmayı yavaşlatan besinler arasında; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve balık yer alır. Yaşlanmayı hızlandıran besinler arasında ise tereyağı, margarin, yüksek yağlı süt ürünleri, et, karbonhidratlar ve şeker bulunur.
C vitamini antioksidan etkilerinden dolayı, kollajen oluşumunda ve cilt yenilenmesinde rol oynar ve fotokoruyucu etki gösterir. Özellikle cilt sağlığı için günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketimine önem gösterilmeli.
Yağda çözünen bir antioksidan olan E vitamini, avokado, ayçiçeği ve soya yağı, ayçiçeği çekirdeği, badem, buğday tohumu yağı, fıstık, fıstık ezmesi, ıspanak, kabak, kanola yağı, kara lahana, kırmızı biber, kuşkonmaz, mango pancar yeşillikleri, yer fıstığı ve zeytinyağında bulunur. Yaşlanma ve kırışık önleme açısından E vitamininin en aktif formu, tüm tokoferoller arasında en yüksek antioksidan aktiviteye sahip A-tokoferoldür.
Cilt sağlığınızı İçin Yapmanız Gerekenler
- Domates ve domates ürünlerine içeriğindeki likopen adı verilen antioksidan nedeniyle günlük beslenmenize yer verin
- Antioksidan gücü nedeniyle günlük meyve ve sebze tüketimini unutmayın
- Haftada en az 2 kez balık tüketmeye özen gösterin. İçerdiği Omega-3 yağ asitleri nedeniyle cilt sağlığını korur
- Hidrasyonu önemseyin, günlük 2.5 litre su tüketimine özen göstererek parlak cilde sahip olun
Cildinizin kötü huylu arkadaşları
- Alkollü içecekler
- Yağlı salata sosları, mayonez, yağlı peynirler
- Tuzlanmış, salamura yapılmış her türlü yiyecek
- Salam, sosis, sucuk, pastırma, jambon gibi şarküteri ürünleri
- Yağlı ve şekerli hamur işleri
- Çok fazla miktarda alınan gazlı içecek, kahve, çay
Cildinizin dostları
- Az yağlı et, tavuk, hindi, balık
- Az yağlı veya yağsız süt ve süt ürünleri
- Antioksidan kapasiteleri yüksek çeşit çeşit, renk renk sebze ve meyveler. (Bezelye, karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, koyu yeşil yapraklı sebzeler, elma, böğürtlen, soğan Patlıcan, kabak, soya filizi, domates ve domates ürünleri, greyfurt, kavun, erik, kivi, turunçgiller, vb)
- Ceviz, fındık, badem (ancak yağlı tohum oldukları için tane ile yemek gerekir. 10 badem= 10 fındık= 3 tam ceviz= 1 tatlı kaşığı yağ)
